Sen çok güzelsin Kayra. Ellerin minicik Kayra. Sen miniciksin. Ellerine
dokunmayı öyle çok seviyorum ki… Onların sıcaklığını hissetmeyi. Yumuşacıklar.
Öpüyorum bol bol. Okşuyorum Kayra…
Konuşabilsen bile Kayra, hayat öyle çok zor ki senin için… Kapılar hep kapalı
durmalı, hep aynı yere oturmalısın trende, kreşte hep aynı klozeti
kullanmalısın, pazılların bitmeden kalkmazsın, tren hareket etmeden istasyondan
ayrılmazsın. Bir sürü ritüeller… Ve daha pek çok şey var. Öyle güç ki bunca
takıntıyla yaşamak. Yolları ezberliyorsun Kayra. Her şeyi kotluyorsun. Ve
bunlarla mücadele etmek, başa çıkabilmek ne çok zor şey Kayra.
Ben Kayra bazen öyle çok çabalıyorum ki… Öyle çok çabalıyorum ki, insanların
acıyarak baktıklarını hissediyorum bize, gözlerinin boğumlandıklarını görüyorum.
Ama güçlüyüz Kayra. Dostlarımızı şaşırtacak kadar güçlüyüz. Seninle çocuk
operasına gidip, en ön sıralara oturacak kadar çoookkk… güçlüyüz…
Bir yerlere gitmemizden korkmuyorum ben Kayra. Seni tanıdığım için nasıl
susturabileceğimi biliyorum. Üstelik ağlamandan da utanmıyorum. Öyle kabul
etmişim. Duygularını, tepkilerini ancak mızırdayarak, ağlayarak ifade
edebiliyorsun. Sevindiğinde zıplayıp garip mutluluk sesleri çıkardığın gibi… Ve
ben bunu anlayabiliyorum Kayra.
Benim duygularıma gelince; gerçek anlamda ne baban anlayabilir, ne de bir
başkası. Ancak seninle birebir yaşayan öğretmenin Besime ve Anneannen…
Düşünsene Kayra… Besime. Ne çok seviyor seni. İstiare namazına yatıyor senin
için. Her gece seni düşünüp konuşacak mı hayalinle uyuyor. Kitaplar okuyor,
seanslarını izliyor, seanslarına giriyor. Filmler alıyor. Heyecanla anlatıyor
yaptıklarınızı, üst kata o gün oynadığınız oyuncakları getirmeye çıkıyor.
Annesine anlatıyor… Bazen öyle heyecanlanıyor ki Kayra… İnsanların bana
baktıkları gibi… Tıpkı onlar gibi bazen… Her zaman değil… Dolu gözlerle
bakıyorum ona. En önemlisi de ne biliyor musun kendini senin yerine koyuyor ve
öyle görmeye çalışıyor…
Benim sana verebildiklerim bunlar Kayra. Seni sevebilecek insanlara emanet
etmek. Daha fazlası elimden gelmiyor… Keşke Kayra… Keşke…
Hasret teyzen gibi düşünmek lazım Kayra. O diyor ki bana, "bu dünyada olmasa
bile öbür dünyada Nilay’ın benimle konuşacağını, benimle dertleşeceğini
biliyorum, tıpkı diğer kızların anneleriyle dertleştikleri gibi… tıpkı onlar
gibi biz bunu yaşayacağız diyor". İşte böyle olmak lazım Kayra. Böyle düşünmek
lazım.
Tülin Akyıldız