Ankan Ailesi Ankan Günlüğü Doğum Öyküleri Yazarlarımız
Ankan
Ankarada...
Hamilelik ve...
Bebek Çocuk ve...
Yardımlar

ÇOCUK VE OYUN

 

1- Çocuk şarkıları ve dil öğrenmek :
Anaokulu öğrencileri arasında yapılan araştırma, müziğin, çocukların dil gelişimini hızlandırdığını ortaya koydu. Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Anabilim Dalı’ndan Damlagül Denk’in yürüttüğü bilim uzmanlığı çalışmasına göre, çocuklar, dili, en iyi şarkı söylerken öğreniyor.
Araştırma, Hacettepe Üniversitesi Gülveren Anaokulu’na giden 40 çocuk üzerinde yapıldı. 20 çocuğa, haftada 3 gün 40 dakikalık müzik eğitim programı uygulanırken, diğer 20 çocuğa hiçbir eğitim verilmedi. 5 haftanın sonunda müzik eğitimi alan çocukların, kelime haznelerinin geliştiği ve algi düzeylerinin arttığı tespit edildi.
Araştırmanın danışmanlığını üstlenen Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Meziyet Ari, yaptığı açıklamada, çocukların en etkin duyusunun “isitme” olduğuna dikkati çekerek, okulöncesi eğitimciler ile müzik eğitimcileri arasında işbirliği yapılması gerektiği belirtti. Okuma-yazma bilmedikleri için okulöncesi çocukların duyarak ve dinleyerek bilgi edindiklerini belirten Prof. Dr. Ari, “Çocugun dil gelişimini sağlamak için ninni, tekerleme ve çocuk şarkılarından yararlanılabilir. Çocuk, şarkiyi doğru söylemeyi öğrenirken, dil gelişimini de ilerletir” diye konuştu.

Prof. Dr. Ari, müzik eğitiminde, zihin, kulak ve dilin beraber çalıştığına işaret ederek, yöntemin dil gelişimine etkilerini söyle sıraladı:
Dil kullanma yeteneğini geliştirme,
Yeni sözcükler kazanma,
Sesini doğru şekilde kullanma,
Konuşmadaki ses iniş-çikislarini ritim aracılığıyla doğru zamanda yapma,
Dil çevikliği ve akıcı konuşma becerisini geliştirme,
Sözleri doğru ve anlaşılır biçimde söyleme.

Kısa şarkılardan başlanmalı :
Okul öncesinde, öğrenmenin diğer dönemlere göre daha hızlı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ari, bu dönemin iyi değerlendirilmesi için müzik eğitimine ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi.
Eğitime kısa parçalarla başlanmasını ve eleştirel dinleme yeteneğinin yavaşça kazandırılmasını tavsiye eden Prof. Dr. Ari, “Daima sesle ve dille oynama, şarkılarla ritmik hareketler yapma fırsatları verilmeli. Bu sayede, dil ve müzik, çocuğun bir bütün olarak gelişmesi ve öğrenmesine karşılıklı destek sağlamış olur” diye konuştu.
Prof. Dr. Ari, hoşa giden melodiye sahip şarki metinlerinin, daha çabuk öğrenildiğini ve kolay hafızada kaldığını belirterek, şiirsel metnin “anlasilir olmasına” ve “dilbilgisi kurallarına uygunluğuna” da dikkat etmek gerektiğini kaydetti

Çocuk ve Oyun

Çocukların hayatında öğrenme aracı olan oyun büyük öneme sahiptir. Çocuk oyun oynarken mutlu olur, gelişir, büyür, öğrenir. Oyun ve oyuncaklar çocuk için, beslenme, uyku, sevgi ve bakım kadar gereklidir. Oyun oynayan çocuğun hayatı kavrayışı değişir; yaşamının ilerleyen dönemlerinde olaylara farklı pencerelerden bakma yeteneğini kazanır. Oyun, çocuğun en önemli “işidir.”

Oyun oynamanın çocuk gelişiminde sayısız etkileri vardır. Oyun yoluyla çocuk; en güçlü ve doğal dürtülerinden biri olan saldırganlık dürtüsünü boşaltma olanağı bulur, dikkatini bir noktaya toplamayı ve becerilerini organize etmeyi kavrayarak, kendisini ifade etmeyi, sözlü olarak ifade edilenleri anlamayı öğrenir. Oyun çocuğa yeni sözcükler kazandırır; sorumluluk almayı, işbirliği yapmayı ve paylaşmayı öğretir. Oyun sırasındaki aktivite çocuktaki kas gelişimini hızlandırır ve güçlendirir. Oyunu paylaştığı arkadaşlarıyla yaşadıkları, toplu yaşam için gerekli olan kuralları benimsemesini hızlandırır. Böylece çocuk farklı sosyal rolleri deneme, duygularını dışa vurma olanağını bulur ve başka nesneler ya da insanlarla ilişkilerini inceler. Çocuk, düşünmeyi ve kendi başına karar vermeyi öğrenir, hayal gücünü, becerilerini ve yaratıcılığını geliştirerek kendini tanır.

Anne-babalar ne yapabilir:

Oyunun çocuk gelişimindeki etkilerinin önemini kavramış her anne-babanın üzerine görev düşmektedir. Günümüz koşullarında annelerin de çalıştığı düşünülürse, günün büyük bölümünü çocukla geçiren bakıcı, anneanne-babaanne ve diğer kişilerin de bu önemi kavramış olması gerekmektedir. Yenidoğan döneminden itibaren çocukla oyun oynamaya başlanmalıdır. Henüz bu dönemdeyken, karşılıklı gülümseyerek ve mümkün olduğunca göz göze gelerek, neşeli bir atmosfer yaratmaya çalışabilir, bebeğin el ve ayak parmaklarıyla oynayarak, vücudundaki organlara dokunarak ismini söylenebilir. Aynada kendini ve anne-babayı görmesini sağlayıp, çevrede gördüklerinin ismini söyleyerek bebeğin bakmasını sağlanabilir. Anne, baba çocuğun farklı şekiller, renkler görmesini ve sesler duymasını sağlayıp, eşyalara dokunmasına fırsat verip, anlayabilmesi için zaman bırakıp ve daha sonrada tanıyabilmesi için ne olduğunu tekrarlayabilir. Bebeğe elinde tutması için plastik eşyalar, kaşık, çıngırak ve oyuncaklar verilerek ellerini kullanma yeteneği geliştirilebilir. Anne-babalar bebeğe her fırsatta yumuşak bir sesle neşeli şarkılar söyleyip, kitaplar okuyabilir. Kitaplardaki renkli resim ve fotoğrafların bebekler tarafından çok erken dönemlerden itibaren algılandığı savunulmaktadır.

Çocuğun Yaşına Uygun Oyun ve Oyuncaklar

0-6 aylık dönemde: İlk altı ayında çocuk ses, şekil ve renklere karşı duyarlıdır. Bu dönemde görsel ve işitsel duyulara yönelen hareketli oyuncaklar çocuğun dikkatini çeker ve neşelendirir. Çocuk yeni ve ilginç olan her şeye bakmak, dokunmak, seyretmek ister. Bu çocuğun öğrenme yoludur. Yatağının üzerine asılabilen, sallanınca ses çıkaran, canlı renkleri olan objeler ve rahatça tutulabilen çıngırak bu dönemin vazgeçilmez oyuncaklarıdır. Bu aylarda yine müzik kutuları, renkli halkalar, kumaştan ve plastikten kucaklanacak bebekler tercih edilebilir. 4. ayından sonra çeşitli boylarda toplar, tutmalı çıngıraklar, bez bebekler, lastik ve plastik sıkmalı oyuncaklar, diş kaşıyıcı halkalar, iç içe geçen kutular seçilebilir ve radyo-teyp dinletilebilir.

7-12 aylık dönemde: Oturmaya başladığı yedinci aylarından itibaren çocuk uzanabildiği her şeyi yakalamaya, yakaladığı her şeyi de ağzına götürmeye çalışır. En çok hoşlandıkları; bir elinden diğerine kolayca geçirebildiği renkli halkalar, avuçlayabildiği plastik küpler, kemirebildiği kauçuk nesneler, hırpalandığı zaman bozulmayan yumuşak bebek ve hayvancıklardır. Tutunarak da olsa ayağa kalkabildiğinde eline geçen her şeyi yere atmaktan zevk aldığından, zıplayan, yere düşünce ses çıkaran oyuncaklar ilgi odağıdır. Boy boy renkli toplar, iç içe geçebilen kutular, renkli makaralar, bebekler, kitaplar, renkli büyük resimler bu dönemin oyuncakları arasında yer alır

10-12. aylık dönemde: Davul, kapaklı kutular, düdük, kitaplar, resimler, kalın kalemler, bahçe ve kum oyuncakları, banyo oyuncakları, balonlar, toplar, itilen ya da çekilen tekerlekli oyuncaklar telefon çevirme gibi etkinlik setleri tercih edilebilir. Bu dönemde oynanılabilecek kum ve su, çocuğun dokunma hissinin gelişimini sağlar ve çocuğa büyük haz verir. Deneyim ve keşif olanakları sağlayan kum ve su sayesinde utangaç çocuk uyarılır, saldırgan çocuk sakinleşir.

13-18 aylık dönemde: Bu aylarda itmeli, çekmeli ses çıkaran oyuncaklar, üstüne ve içine oturulabilecek büyüklükte tahta veya plastik büyük hayvan türü oyuncaklar, boş tahta ve mukavva kutuları, küçük sandık, sepet ve tabureler ayrıca oyuncak süpürge, faraş ve bezler, öykü kasetleri, çocuk şiir ve resim kitapları tercih edilebilir.

19-24 aylık dönemde: Bu aylarında çocuk, bütünü parçalara ayırmaktan, kutuyu doldurup boşaltmaktan, kule ve köprü yapmaktan büyük zevk alır. Bu dönemde çocuğun ilgisini çeken oyuncaklar arasında mutfak eşyaları, farklı büyüklükteki plastik parçalar, saçları ve elbiseleri olan bebekler ve arabalar yer alır. Bu dönemin sonuna doğru çocuk, tahta parçasını arabaymış gibi hareket ettirebilir. Bazı hareketleri ile anne-babayı taklit edebilir. Bu dönemde minyatür marangoz oyuncakları, mutfak setleri gözde oyuncaklardır. Ayrıca bu dönemde yine tahta, bez veya plastik hayvanlar, evde ve sokakta kurulan salıncaklar, kova, kürek, çocuk şiir kasetleri ve kitapları tercih edilebilir.

25-30 aylık dönemde: Bu dönemde çocuk, hayal gücüne dayanan oyunlardan hoşlanır. Oyuncakları ile konuşur, onlara kızıp bağırabilir. Bedensel olarak gelişmiş olduğundan rahatlıkla takla atar, topa tekme atar, çok aktif olduğundan yeni oyunlar yaratır ve bu oyunları uygular. Evcilik, bakkalcılık, postacılık ve doktorculuk oyunlarında çeşitli kıyafetlere girip, canlandırmayı sever. Bu dönemde çocuğun oyun malzemeleri; sorun çözmeyi, yaratıcılığı ve duygularının arıtılmasını, yansıtılmasını destekleyici oyun hamuru, kil ve inşa blokları gibi "yapılandırılmamış" oyun araçlarından oluşabilir.

49-60 aylık dönemde: Bu dönemde çocuk, grup oyunlarına ilgi duyar. Yavaş yavaş çevresini tanımaya başlar, yaşıtları ile arkadaşlık kurar. Oynadıkları oyunların kurallarına saygılı olmayı öğrenir. Bu dönemde çocuğun oynaması için; kesme-yapıştırma, çizim yapma, resim boyama ve öykü, masal kitapları, şekil verebileceği, el becerisini geliştirmenin yanında hayallerini gerçekleştirebileceği oyun hamuru, kum, kil, su gibi malzemeler, üç tekerlekli bisiklet, tekerlekli patenler, ip atlama, seksek, bilye, körebe, saklambaç, çember çevirme gibi oyunlar önerilebilir.

Oyuncakların Özellikleri

*Oyuncakların oyun değeri olmalı, bedensel, zihinsel, sosyal ve dil gelişim alanlarının tümünü birden destekleyebilecek zengin uyarıcıları içermeli, çok fonksiyonlu olmalıdır.

*Oyuncaklar düzenli olarak gözden geçirilmeli, hasarlı ve kırık olanlar tehlikeli olabilecekse atılmalıdır,

*Yutulacak ve kolayca kopup, çocuğun ağzına atacağı kadar küçük parçaları olmamalıdır,

*Bozuk para, kibrit, çakmak, sigara gibi malzemeler çocuğa zarar verebileceğinden oynaması için verilmemelidir,

*Çocuğun gelişimine uygun oyuncaklar seçilmelidir,

*Oyuncağın tüyleri çocuğun ağzına, burnuna kaçmamalıdır,

*Zehirsiz boyalarla boyanmış olmalı, zehirli maddeler içermemelidir,

*Yıkanabilir, dayanıklı, sağlam olmalıdır,

*Sivri uçları, kesici kenarları, parmaklarının sıkışabileceği ek yerleri ve gözlerine zarar verebilecek çıkıntıları olmamalıdır,

*Çocuğun bedenine uygun büyüklükte ve ağırlıkta olmalıdır,

*Unutmayalım ki ‘Kitap’ her yas çocuğu için en vazgeçilmez eğlenme, öğrenme ve oyun aracıdır.

 

Hazırlayan: Gonca Sağlık

Kaynaklar: NTV - Esentepe Anaokulu

Geri
Ayşegül Aygün
Geziyorum Eğleniyorum
Ayşegül Aygün
Ebru As
Derinlik
Ebru As
Gonca Sağlık
Doyasıya Anneyim
Gonca Sağlık
Gökçen Kaan
Anne Gözüyle
Gökçen Kaan
Gül Deliktaş
Âlâ
Gül Deliktaş
Müge Maraşlı
Psikolog Anne Olmak
Müge Maraşlı
Nimet Pamukçuoğlu
Nimet Anne
Nimet Pamukçuoğlu
Nurten Ortapolat
Ne Siyah - Ne Beyaz
Nurten Ortapolat
Pelin Gezeryel
Efeciğin Annesi
Pelin Gezeryel
Pınar Erentürk
123 Sobe
Pınar Erentürk
Sermin Kumdakçı
Çocuk Gelişim Bölümü
Sermin Kumdakçı
Tülin Akyıldız
Açık Kapı
Tülin Akyıldız
Umut Yaşar
Sevgi Çiçeklerimizin Armonisi
Umut Yaşar
Zeynep Yağız
Bir Alışveriş Bir Fiş
Zeynep Yağız