|
|
|
|
|
|
|
| 8 OCAK 2007, HÜRRİYET ANKARA EKİ |
|
Başkent'in anneleri internette buluştu
Ankara'da yaşayan ve 2003 yılında internette tanışan Ankaralı anneler, dostluklarını
sanal dünyanın dışında da sürdürüyorlar.
Bundan 4 yıl önce internette tanışıp bir haberleşme grubu kurmaya karar veren Ankaralı anneler, zaman içinde gelişen dostluklarını sanal dünyanın dışına da taşıdılar. Kendilerine ANKAN adını veren grup, sık sık düzenledikleri etkinliklerde bir araya geliyor. Grup içindeki dayanışma gıptayla izleniyor.
Her Konuda Yazışma
Üye sayısı 400'e yaklaşan grubun e-mail zincirinde anneler ile anne adayları,
annelik, bebek ve çocuk bakımı, oyun grupları grubu), kreş, ana okulu ve tüm
bunlara ilişkin her türlü soru ya da sorunları içeren her konuda yazışma yapabiliyorlar.
Heyecanla yapılan yazışmalardan herkes çok memnun. Internet'te (http://groups.yahoo.com/group/Ankaralianneler/)
adresinde buluşan anneler, dayanışmalarını sanal dünya dışına da çıkarmayı başarıyorlar.
Yılbaşı için balo düzenlendiler
Kendi çocuklarının dışında başka çocuklara da yardımcı olabilmek amacıyla SSK Dışkapı Çocuk Hastanesi, Hacettepe Pediatrik Onkoloji bölümlerine ziyaretler gerçekleştiren grup, çocuk yuvalarını da da ihmal etmiyor. Ankaralı anneler, yılbaşını da bir balo düzenleyerek kutladı.
 |
|
| 3 Kasım 2004 Zaman Gazetesi |
|
| SSK Dışkapı Çocuk Hastanesi'ne bizimle birlikte ziyarete gelen CHA Muhabiri Serap Hanım tarafından hazırlanan yazı geniş biçimde yer almıştır. |
|
| 23 Nisan 2004 Sabah Gazetesi |
|
Hacettepe Pediatrik Onkoloji'de düzenlediğimiz 23 Nisan etkinliklerine yer verilmiştir.
  |
|
| Hürriyet Gazetesi, 7 Ekim 2005 |
|
Başkasının çocuğu sevilir mi / Nilüfer KAS
nkas@dbr.com.tr
Bu hafta, sanal alemin gücü ile bir araya gelmiş, başlangıçta tek ortak noktaları anne olmak, kendini anne hissetmek olan bir grup koca yürekli kadından söz etmek istiyorum.
Belki siz de bir çocuğun yüzüne kocaman bir gülücük kondurmak isteyebilirsiniz.
Okul açıldıktan beş gün sonra yaptığımız ilk veli toplantısında, çocuklarımızın
oturduğu küçük sandalyelere sığmaya çalışırken, yaşları 30'un üzerinde olan veliler
olarak, sanki ilkokula biz başlıyormuş gibi garip bir heyecan içindeydik.
Sınıf öğretmenimiz Hülya hanımın "Toplantıya başlamadan önce sizden çok önemli
bir ricam var" cümlesiyle başlayan sözlerinin arkasından ne geleceği konusunda
hiç birimizin bir fikri yoktu. Sayısını hatırlayamayacağı kadar çocuk yetiştiren
Hülya hanım, tüm velileri şaşırtan bir istekte bulundu;
"Bugüne kadar sadece birer evladınız vardı. Ancak bugünden sonra 22 evladınız
var. Bundan sonra atacağınız her adımda, söyleyeceğiniz her sözde 22 çocuğunuz
olduğunu hatırlayarak, hareket edin."
Bu sözler tüylerimi diken diken etti. O güne kadar çevremdeki, sokaktaki çocukların hiçbirine bu düşünceyle yaklaşmadığımı fark ettim. Yere düşen bir çocuğa (paranoyaklığımdan dolayı) belki annesinden daha hızlı hamle yapıp müdahale etmişliğim, ağlayan bir çocuğu şefkatle sarıp kucaklayışlarım olmuştur. Ama gözümün nuru, bir tanecik kızım yerine ikinci bir çocuk bile düşünmezken, 22 çocuk fikri beni gerçekten sarstı ve daha sorumlu bir anne olarak hayata devam etme konusunda duygularımı tetikledi.
HEPSİ BİZİM ÇOCUĞUMUZ
Tam ben bunları düşünürken, Ankaralı bir grup annenin yaptıklarından haberdar oldum. Onlardan sizin de haberiniz olsun istedim. Belki patlamış mısır tanelerinden biri de siz olursunuz.
Onlar, tek tekeri kırık bir araba, elbisesi biraz eskimiş oyuncak bir bebek, bir torba patlamış mısırla çıktılar yola. Tek ortak noktaları anne olmaktı. Kimi zaman kendi çocuklarının zamanından çaldılar, kimi zaman işe geç kalmayı göze aldılar, bir saatlik öğle tatiline sığdırıverdiler her şeyi.
"Marifet doğurmak değil, anne olmak" dediler. Tüm çocukların akan burnunu silecek
kadar yüce yürekli, dertlerine çare arayacak kadar güçlü olmaktan bahsettiler.
Ve bunu başardılar da.
Sanal alemin gücü ile bir araya gelmiş, başlangıçta tek ortak noktaları anne olmak, kendini anne hissetmek olan bir grup koca yürekli kadından söz ediyorum.
Bir yılbaşı öncesi, çocuk yuvası ziyareti yapmak geliverdi akıllarına. Bir çocuğu mutlu edebilecek, hafızasına o günü kazıyacak her türlü detayı düşündüler. Pastalar, süslemeler, hediyeler, palyaçolar.
Tıpkı kendi çocuklarını besler gibi tek tek elleriyle beslediler bütün kuzuları.
Sonra Hacettepe Üniversitesi Pediatrik Onkoloji Bölümü'ndeki masum yavrulara,
dertli ana babalara uzandı elleri ve yürekleri... Saçları dökülmüş, gün yüzleri
solmuş, bir çift zeytin göze umut verdi bakışları.
SİZ DE KATILABİLİRSİNİZ
Bir küçük torba patlamış mısır, rengi umut dolu bir pembe balonla güldürdüler
hiç gülmeyecek sanılan o yüzleri. Sonra bu da yetmedi, daha neler yapabiliriz
nerelere uzanabiliriz diye düşünürlerken, SSK Çocuk Hastanesi'nde buldular kendilerini.
Patlatıp götürdükleri mısır taneleri gibi arttı bir bir sayıları...
Her ziyarette yaptığı işten memnun, hasta çocukların şansına isyan eden bir anne daha eklendi aralarına. İçlerine, yüreklerine ağladılar çoğu kez... Evlerine gidip şükürle sarıldıklarında kendi çocuklarına dert ettikleri şeylerin anlamsızlığına ağladılar. Hayat etraflarındaydı aslında, sadece görmesini öğrendiler.
Kendi çocuklarının sıkılıp ya da yıprandı diye ellerinin tersiyle ittiği oyuncakların
yarattığı mucizeyi gördüler. Kurumuş bir şişe ojenin, kollarını kaldırmaya hali
olmayan süslü bir kuzunun tırnaklarında canlandığını, onu hayata bağladığını
fark ettiler. Tüm bunları yaparken, arkalarında ne bir kişi, ne bir kuruluş vardı.
Arkalarına aldıkları tek şey koca yürekleri, "bugün daha fazla neler yapabiliriz?"
düşünceleriydi.
Şimdi, tüm aslan yürekli anneleri, annesiz çocuklara, bir kucak hasta ve çaresize dayanacak bir omuz olmaya davet ediyorlar.
Eğer siz de minik bir kuzunun yüzündeki o umutsuzluğu umuda döndürmek, ne işe
yarar ki dediğiniz bir şeyle bir yavruyu sevindirmek, hastane koridorlarında
bekleyen ana babalara sarılıp biz de anneyiz "her şey güzel olacak" demek istiyorsanız;
Patlamış mısır efsanesiyle başlayan, birer mısır tanesi gibi sayıları artan annelerden, kendinde anne yüreği taşıyanlardan biri olun, www.ankaralianneler.com sitesinden yardımları takip edip, bir gülücük de siz ekleyin hayata. |
|
| Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi / 2005 |
|
| sayısında, 16 Mart günü İhsan Yazman Çocuk Yuvası'ndaki çocuklarımızla birlikte yaptığımız Burger King ziyaretimizin yanı sıra yardım çalışmalarımız hakkında da bilgi verilmiştir. |
|
|
|
|